• ozanakbas

Tasarımcının Sorumluluğu: Geleceği Tasarlamak

Artık yavaştan çevreyi gözeten üretimler yapmaya başlamamız gerektiğini mi düşünüyorsunuz? Daha çok geri dönüşüm yaparak, daha az araba üreterek falan geri dönebileceğimiz bir noktada olduğumuzu mu sanıyorsunuz ya da? Üzgünüm, o noktayı geçtik. Geç kaldık...


Evet, artık çok geç. Şu haliyle doğa anayı bitkisel hayata sokmuş bulunuyoruz. Geri dönüşüm değil, elektrik şoku ve kalp masajı gereken noktadayız korkarım.


Meseleleri, mesele yapmaya başlayalım mı artık. Yatağın altına süpürdüklerimize bir bakalım önce:


Karbon salımı, iklim krizi, buzulların erimesi, ekosistemin bozulması, okyanus akıntılarının değişmesi, doğal yaşam ve beslenme zincirlerinin kırılması, birçok nesli tükenen hayvan, endüstriyel atıkların kötü yönetimi, hızlı ve çarpık kentleşme, enerji israfı yaratan yapılaşmalar, hızlı ve kontrolsüz popülasyon büyümesi, plastik adaları, toplumsal krizler, iç savaşlar, ayrımcılık ve ırkçılık, ekonomik dengesizlikler, yerel olmayan malzemelerin ve kaynakların kullanılması, siber zorbalıklar, bağımlılık yaratan maddelerin yaygınlaşması, çocuk istismar ve cinayetleri, göçmen krizi ve mülteciler, depresyon eğilimli, mutsuz tüketim döngüleri, metalaşma, metalaştırma, siyasî yozlaşmalar, yolsuzluklar, millî ve dinî sömürgecilik, mobbing, kurumsal köleleştirme, yoksulluk, açlık, kıtlık, kuraklık, su kaynaklarının yok olması, doğal alanların tahribatı, baskı, zulüm, işkence...


Nereden başlayalım?

Tüketimden mi, tükenimden mi?

Tüketirken tükenmek, tükenirken tüketmek şeklinde işleyen amansız bir yok oluş yolculuğundayız.


Hepsinden şimdi bahsedemeyiz belki, ama biraz malzeme diyelim, ekoloji diyelim, ekonomi diyelim, plastik diyelim... Bunları tasarıma bağlayalım, bakalım neler çıkacak.


Tasarım, Teknoloji ve Çareler

Pazar günkü YouTube (LINK) videomda tasarım dendiğinde oluşan high-end hizmet algısının yanlışlığından, tasarımın toplumsal ve küresel boyutta bir fonksiyonu olabileceğini anlatmaya çalışmıştım. Oturup bir plan yapmamız lazım. Hangi ticarî ilişkileri, hangi üretim döngülerini, hangi toplumsal iltihapları nasıl çözebileceğimize dair, yönetimlerin, tasarımcıların, akademisyenlerin kolektif bir çabası gerekiyor artık. Disiplinlerötesi bir mücadelenin ilk adımları atıldı aslında ama artık emeklemekten, yürümeye, koşmaya geçmemiz gerekiyor çünkü en başta da dediğim gibi çok geç kaldık. Gezegenimizin her yerinde kırmızı ışıklar dönüyor ve alarm sesleri yankılanıyor.


Tasarım dosyası açtığım bu hafta, söyleyeceğim en önemli şeyler bunlar olabilir sanıyorum. Buradan da hareketle tasarımın küresel meseleler üzerine nasıl çözümler üretebileceğine dair de birkaç ufak örnek sunmak, konuyu bu farkındalık yaratmayı hedefleyen, sosyal düzlemden alıp biraz daha somut bir tasarım nesnesi düzlemine taşımak isterim.


Çeşitli teknolojilerin birçok konuda aranan kanı temin etmesi umut verici. Şehirleri de bu yeni teknolojiler ışığında tasarlıyor olacağız çok yakın bir gelecekte. Biyoçeşitliliği destekleyen, gıda üreten, suyu temizleyen, karbon emen kent yapılarından söz ediyorum. Doğadan esinlenerek, doğayı taklit ederek tasarlamak anlamına gelen biyomimikrinin yanında, doğadaki simbiyotik ilişkileri de gözlemleyerek kentli insan yaşamına entegre etmeyi içeren çalışmalar da var. Örneğin, Harvard ve Columbia Üniversiteleri'nde kentsel tasarım dersleri veren Julia Watson'ın bu konuda geleneksel ve kabile-tipi yapılanmalardan yola çıkarak kent için önermelerde bulunduğu bir kitabı var.



Atık üretimi konusunda en ciddi zararı veren sektörlerden biri de elektronik. Etki kapasitesi çok yüksek olan Google gibi firmaların bu anlamda çok ciddi sorumlulukları olduğunu düşünüyorum. Küresel karbon salımıyla verilen savaşta bu tip firmaların, başka firmaları yönlendirmek anlamında çok ciddi bir gücü var. En başta, daha uzun süre kullanılabilecek elektonik cihazların üretilmesi gerekir. Tasarım da burada devreye giriyor zaten. Google tasarım ekibi yöneticisi Ivy Ross, bu konuda bazı atılımlar yaptıklarının altını çiziyor. Geri dönüştürülmüş plastik şişelerden ürettikleri hoparlör gibi bazı cihazlar var ve ofislerinde plastik şişede su bulunması yasak fakat yine de zararı durdurmaktan öteye giderek, doğaya geri vermeye başlamaları gerektiğini de kabul ediyor.


Plastik Gezegen, Plastik Hayatlar, Plastik Düşünceler...

Plastik, sanırım şu an dünyanın yüzleştiği en ciddi problemlerden bir tanesi. Tasarım buna iki yerden dokunabilir kanaatindeyim. Birincisi tasarlanan nesnelerde biodegradable yani doğada çözünen malzeme kullanılmasını teşvik ederek, ikincisiyse plastiğin doğadan çekilmesine yardım edecek teknolojileri tasarlayarak. Bunu hedefleyen birkaç güzel tasarım var bile. İşte birkaç örnek:


Ürün: Interceptor | Firma: The Ocean Cleanup | Nehir ve okyanuslardan plastiğin toplanmasını sağlayan güneş enerjisiyle çalışan bir tekne.



Ürün: The Bubble Barrier | Firmalar: The Great Bubble Barrier and Waternet | Yılda 42ton plastik Amsterdam kanallarının altındaki baloncuk üfleyen ve plastik atıkları yüzeye iterek toplayan bu sistem sayesinde geri dönüştürülüyor.



Ürün: Mr Trash Wheel | Firma: Clearwater Mills ve Waterfront Partnership | 2014'den beri Baltimore'da 907 ton çöp tolandı


Plastik konusu hassas bir mesele, geçtiğimiz yılın İstanbul Bienalinde Yedinci Kıta başlığıyla buna güzel bir dikkat çekildi. ne hoş. Fakat yazının başında da dediğim gibi, kırmızı ışıklar, ve alarm sesleri... Plastikle sarıldık. Yüzümüzü plastikle doldurduk, elimizdeki herhangi bir nesne plastik bileşenlerden üretilmiş durumda. Alternatif malzemeleri araştırmıyor, bilmiyoruz bile. Denizleri görünen pet şişelerin yanında, daha da tehlikeli olan ve toplaması çok zor olan mikroplastiklerle doldurduk. Bir insanın ömründe yuttuğu mikroplastik miktarı toplamının bir kredi kartına tekabül ettiğini biliyor muydunuz?


Bakışımızı ve Yaşayışımızı Şekillendirmek, Geleceğimizi Şekillendirmek...

Tasarımın bana kalırsa en kıymetli yeteneği, insanlara başka bir yaşama tarzı, bir eylemi yapmanın daha kolay, daha farklı ve daha faydalı yolları olabileceğini gösterebilmesi. Tasarım sayesinde, insanlar daha farklı düşünebilir, yapmadığı bir şeyi yapmaya başlayabilir, yıllar süren farkındalık çalışmalarının başaramadığını tek bir satın alımla başarabilir. Tasarım, bireyleri, toplumları ve dünyayı değiştirebilir. Alışılagelmiş kalıpları kırmak, yeni bir perspektif kazanmak, dogmatik ve sorgulanmamış yaşayış biçimlerini ve alışkanlıklarını değiştirmek için tasarımdan daha etkili olabilecek bir şey gelmiyor aklıma.

Havadaki karbondioksiti oksijene çeviren giyim ürünleri fena mı olurdu? Yani bayağı, fotosentez yapan giysilerden bahsediyorum. Tasarımcı Roya-Aghighi bunu yaptı bile. Duymuş muydunuz? Adı Biogarmentry olan bu ince kumaş geri dönüşümü daha da ileri taşıyarak doğadan aldıklarımızı geri verme noktasına getirmiş. Sadece 5 yıl, herkesin bunları giyerek dolaştığı bir senaryoda, atmosferdeki sera etkisinde yaşanacak dengelenmeyi düşünün. Tabii yetmez. Ama etkiler.

Biogarmentry

#ProtestByDesign'ı duymuş muydunuz? Global kreatif etkinlik platformu Glug tarafından yürütülen kolektif bir çalışmayla, küresel meselelere dikkat çeken bir poster koleksiyonu oluşturuldu. Bakın grafik tasarımla ne gibi güçlü mesajlar verilebiliyor:



Bir Yerde İstenmeyen, Başka Yerde İşe Yarayabilir

Tasarımın ve planlamanın, koordinasyonun başarabileceği güzel şeylerden biri de israfın önüne geçmektir. Birlikte çalışan farklı disiplinler, kurumlar, gönüllü organizasyonlar çok yol kat edebilir. Londra'da 2019 kışı itibariyle başlayan ve başlangıç olarak bir metro hattıyla başlayan enerji dönüşüm programı mesela. Metro hattında açığa çıkan ve istenmeyen ısının toplanarak binlerce ev için ısınma ihtiyacını giderdiği bir senaryo hayata geçirildi. Bir ısı ağı kurularak, özellikle maddi durumu iyi olmayan konut sakinleri için ısı ihtiyacına destek olunurken, ısının dışarı atılması için harcanacak enerjiden de tasarruf etmiş olunuyor. Bu projede mühendislik firması Ramboll, Londra Ulaşım Bürosu ve Islington Konseyi (kamu) birlikte çalışmış. Tek yapmamız gereken kafa kafaya vermek gördüğünüz gibi.


Özel Sektöre de Büyük İş Düşüyor, Fakat Kamu Baskısı Şart!

Moda tasarımı... Dünyanın en büyük kanayan yaralarından bir tanesi. israf kelimesinin ete kemiğe bürünmüş hali belki de. İleride ele alacağım kapitalizm dosyasında burayı biraz daha açacağım ama moda endüstrisi üzerinden çevreye verdiğimiz zararın ve tasarımın bu noktada nasıl devreye girebileceğinin bahsini etmeden bu başlığı kapatamazdım. Hazır giyim devi firmalar (Zara, H&M vs.) ardı ardına dillere pelesenk olmuş 'sürdürülebilirlik' üzerine sözler veriyor, raporlar yayınlıyor, belki takip ediyorsunuzdur. Zara, 2025 suları itibariyle tüm kumaşlarının %100 sürdürülebilir olacağıyla ilgili bir açıklama yayınladı geçenlerde. Yaptıkları ve ortaya çıkan skandalları sonrasında pek ciddiye alınmad. Çünkü tablo, içler acısı. Tasarımı hayatımıza soktuğumuz tek yerin benlik arayışını doldurmak, bir mesaj vermek, bir lifestyle sunmak olmasını da eleştirdim geçtiğimiz Pazar günü yayınladığım videoda. İşte bu da, değiştirmemiz gereken bakış açılarından bir tanesi. Kendinize sorun, "sarı pantolona ihtiyacım var" gibi bir cümle kurduğunuzda, o sarı pantolonun gerçekten bir ihtiyaç olup olmadığını. İhtiyaç nedir, biraz bunu kurcalamak gerekiyordur belki de sizin için :)


  • Sadece 2015 yılında moda endüstrisi, denizlere yarım milyon tonluk mikrofiber karışmasına yol açtı.

  • Yılda 53 milyon ton kumaş üretimi yapılıyor giyim için. Bu kumaşların yaklaşık %26'sı pamukken, %63 gibi bir oranı plastik bileşen!

  • Bu 53 milyon tonluk kumaşın %12'si üretim süreçlerinde kaybediliyor (atık, defolu vs.). Giydiğimizden ve kullandığımızdan daha fazlası ise satılmadığı, modası geçtiği ya da başka nedenlerle yakılıyor ya da imha ediliyor.

  • Şu an itibariyle, bir yılda ortalama 80 milyar parça giysi tüketiyoruz. Dünya nüfusunu düşünün, Afrika'da kayda değer bir hazır giyim tüketimi olmadığını da düşünün. Üst üste giyiyoruz her şeyi herhalde, gibi bir tablo çıkıyor.

  • Sentetik bir giysiyi çamaşır makinasında bir kez yıkadığımızda 1900'den fazla mikroplastiğin suya karışarak sisteme girmesine izin veriyoruz.

  • Moda endüstrisi, küresel sermayenin %2'sini oluşturarak en büyük endüstrilerden bir tanesi haline geldi. Aynı zamanda da en büyük kirleticisi.


Tasarımcı kadar, kullanıcıya da rol düşüyor bu çerçevede. Firmaları bu üretim süreçlerini, çevreye duyarlı ve emeğe saygılı bir formata sokmaları için baskılamak zorundayız. Tasarımların da şüphesiz buna katkısı olacaktır. Plastiğin giysilerde kullanımına dikkat çekmekle başlanabilir.


Aslında daha söylenecek çok şey var. Tasan, güneş enerjisinin, LEED gibi sertifika sistemlerinin, enerji tasarrufunda rekorlar kıran ve her türlü atığı kendi döngüsünde var edebilen yapı malzemelerinin ve mimarî tasarımların, permakültürün, biyofilik tasarımın da söyleyecekleri var bu konuda. Hayvanların, orman ve denizlerdeki yaşam birimlerinin de söyleyecekleri var. Tasarımın sosyal meselelere nasıl yaklaşabileceği konusu var. Farkındalık uyandıran tasarımları da gündeme getirmek isterdim. Bazı firmaların, karbon salımını sıfıra indirgemekle kalmayıp, üretim yaparken atmosferden karbondioksit çeken sistemler inşa ettiklerini de anlatmak isterdim. Belki başka bir yazıda. Umarım bilgilendirici ve keyifli bir yazı olmuştur. Herkese anlatın, herkesi uyarın. Özellikle tasarımcıysanız, mesaj atın, fikirlerinizi iletin, yorum yazın, birlikte konuşalım. Birlikte üretelim.


Herkese mutlu haftalar!

Kaynaklar:

https://www.dezeen.com/2020/02/11/lo-tek-design-radical-indigenism-julia-watson-indigenous-technologies/

https://www.dezeen.com/2019/12/19/ivy-ross-sustainability-interview/

https://www.coresponsibility.com/waste-fast-fashions-sustainability-promises/

https://www.dezeen.com/2019/11/29/river-plastic-pollution-technology/

https://www.theguardian.com/fashion/2019/jul/17/zara-collections-to-be-made-from-100-sustainable-fabrics

https://www.dezeen.com/2019/10/02/biogarmentry-roya-aghighi-living-clothes-photosynthesis/

https://drive.google.com/drive/folders/1RGXWP7TK4hcc2TEFKgDQdfExLV4CKKHo (#protestbydesign posterleri database'i)

https://www.dezeen.com/2019/08/28/london-underground-district-heating-bunhill-2-islington/

https://sustainability.uq.edu.au/projects/recycling-and-waste-minimisation/fast-fashion-quick-cause-environmental-havoc

10 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

"Takip Et"

 Geride kalma!

Fırsatlara ve en keyifli paylaşımlara ilk sen ulaş! 

  • facebook
  • twitter
  • YouTube - Beyaz Çember
  • Instagram - Beyaz Çember

© 2023 by FEEDs & GRIDs. Proudly created with Wix.com