• ozanakbas

Palu Ailesi, Trajikomik değil, Trajiktir.


Çok fazla yazıldı çizildi üzerine.

Ben de sosyal mecralardan yorumları, görüşleri takip ederken gördüğüm bazı yazılar üzerine daha fazla sessiz kalamadım, düşündüklerimi toparlamak istedim.

Olanları az çok herkes biliyor artık, bu ailenin yediği haltları, verdiği zararları tekrar tekrar hatırlayıp anacak değilim.

Bir şeyler demeden, insanların verdiği tepkileri değerlendirmeden önce de yayınların büyük çoğunluğunu izledim. Yaşanan bu dehşet örgüsüne büyük oranda hakim olarak bu cümleleri sarf ettiğimi söyleyebilirim.

Soracağım tek bir soru var aslında, o da belirli bir kiteleye yönelik. Bu ailenin içinde yaşanan bütün bu gasp, yağma, tecavüz, pedofili, darp, uyuşturucu dayatma, büyü, hurafe, yalan, iftira, cinayet, hırsızlık, dolandırıcılık, toplum güvenliğini ve sağlığını tehdit edecek suçlar üzerinden çaresiz ve ucuz bir mizah yürüterek kendilerine ve sosyal medya hesaplarına prim kasan insanlara.

Arkadaşlar siz napıyorsunuz demek istiyorum bu insanlara. Nedir bu "cool"luk?

Tuncer Ustael isimli bu vicdansız, ahlaksız, en hafif tabiriyle şeref yoksununun, kendi çocukları ve yeğenlerine defalarca kez tecavüz ettiğini bilirken, kimisi 4 yaşında olan o çocuklara dayıları İsa namussuzuyla beraber enjektörlerle uyuşturucu verdiği, aç bırakıp, ispirto içirdikleri, dövdükleri ortaya çıkmışken, yani olayın içinde bu küçücük masum çocukların yıllarca maruz kaldığı bu akla mantığa sığmayan, kalplerimizi yakan işkenceler varken, neye, neresine ve nasıl gülebiliriz?

Neyi karikatürleştirdiğinizin farkında mısınız? Poşet edebiyatı değil bu haftalardır üzerinden mizah kastığınız. Küçücük bir can, daha 6 yaşında eniştesi tarafından kendi aile fertleri, dayıları, teyzesi de seyirciyken tecavüze uğrayıp, hamile kalmasın diye karnına taş bağlanıp, aç bırakılıp, içine cin kaçtı diye ispirto içirilip öldürülürken hissettiklerini, düşündüklerini, kapıldığı dehşeti, yaşadığı travmayı biraz olsun anlayamıyor musunuz siz arkadaşlar?

Twitter adında kendi adının yanına Palu'yu ekleyen arkadaş! Sen neyi normalleştirdiğinin, neyi övünülecek bir şeymiş gibi lanse ettiğinin farkında mısın güzel kardeşim?

Süslü süslü grafikler hazırladınız,

illüstrasyonlar çizdiniz.

Dizi afişine döktünüz olayları.

Game Of Thrones'la karşılaştırdınız...

Belki paralel bir evrende yurdun gerçeğinin bu olmadığı bir dünyada, olayın korkunçluğunu ve şaşırtıcılığını, abartma yöntemiyle, absürt ya da kara mizah yaparak anlatma çabası diyebilirdim. Fakat bu durumda diyemiyorum üzgünüm.

Burası Türkiye. Ve bu ortaya çıkanlar Anadolu'nun gerçeği çok üzgünüm. Bunlara güldükçe biz, bunları böyle rasyonel bir platforma taşıdıkça, bir yerlerde pislik pedofilik bir manyağın ekmeğine yağ sürüyoruz. Bu adam 10 yıl aldığı yargı kararını aflarla vs 10 ay yatıp çıkmış mesela daha önce. Ailenin halasını biber gazıyla etkisiz hale getirip on tane açık senet imzalatmış çünkü. Ve sonra çıkıp devam etmiş rezaletlerine. Daha niceleri var elleri kollarını sallayarak gezen. Kendi çocuğu kaçıp hastanede sonlanınca vücudunda çıkan kırık iğneler, kalçasında, karnında, bileklerinde, makatında enjektör iğneleriyle bulunmuş, hem de günlerdir orada olduğu adli doktor tarafından tespit edilmiş. Ve çocuğu bu aileye geri vermişler. Bundan daha korkunç bir ihmal, daha büyük bir çaresizlik düşünemiyorum. Yapmamız gereken gülmek değil böyle şeylere bu ülkede. Yapmamız gereken kamu bilinci oluşturmak. Neyi kimi alkışladığınızın farkında mısınız?

Müge Anlı'ya saygım katlanarak arttı bu yayınlardan sonra. Tüm bir aileyi gerçek anlamda beyinlerini yıkayarak, kimisini şizofren ederek, kimisini bağımlı yaparak, kimisini tehditle, yola getiremediğini cinayetle hizaya getiren bu mahlukat karşısında kristal met kullanmaktan civataya dönmüş dişleri ve içinden taşıp ağzına dolan pislikleri ağzından saça saça konuşurken asla kırılmadı bu kadın. Sabırla, yeterince tanık birikip, tüm gerçekler ortaya çıkana kadar konuşturdu, sordu, soruşturdu. Temel felsefesi kadını ev işleri üzerinden tanımlayarak toplumsal algılanışını perçinlemeye çalışan, beyin kurutan ve hipnozdan başka işe yaramayan sabah kuşağı programları arasında, verdiği toplumsal mesajlarla ve eğitici bilgilerle, hem de toplumun çürümüş, küflenmiş, leş kokan köşelerine çamaşır suyuyla müdahale ettiği için kendisi parti kursa oy veririm noktasına ulaştığımı belirtebilirim.

Normalleştirmeyin! Hele hele çocukların yüzündeki gülümsemeyi silecek hiçbir sözlü, fiziksel, psikolojik saldırıya sessiz kalmayın! Kınayın, bağırın, kızın, öfkelenin! O çocuklar hepimizin geleceği. Kirlenmeyen son masumiyet bu dünyada bu çocukların gülümsemesiyken, bu caninin yaptıklarını kanıksamayın, "enteresan", "ilginç" kisvesi altında kredi toplanacak bir malzemeye çevirmeyin.

Gık demeden kendi torununu kefenleyip rastgele bir yere gömdüren bu anneanne, cehaletine yenik düşüp büyüye, hurafeye inanıp bu caninin kölesi olmak yerine, eğitim alıp bir okul müdiresi de olabilirdi. Bunlara bağlayalım konuyu arkadaşlar bence. Eğitimin önemine, yargının, sosyal hizmetlerin önemine, ülkedeki ihmaller ve neticelerine...

Yoksa konsepti sonsuza kadar doğru anlayamayacağız....

#palu #dehşet #paluailesi #cinayet #tecavüz #pedofili #sapık #tuncerustael #havva #isa #tahnal #şipşak #harun #fatih #emine #meryem

113 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör