• zerzaf

YANLIŞ ANLAMA


Yanlış anlamak için elinden geleni ardına koymayan bir erkek evladının bir an aslında doğruyu zaten çoktan çözdüğünü ve tek derdinin benimle eğlenmek olduğunu farkettiğimde içime doğan huzur, sabah güneşinden sızan ilk kızıl ışının bigbang gücündeki yaratıcı etkisinin yoga yapan genç bir nörona çarpmasıyla oluşan gevşemeyle eşdeğerdi.


Bunu başka türlü anlayamazdım. Bunu başka türlü anlayamam dediğimde gerçekten başka türlü anlayamazdım. Çünkü ilk duyum, ilk algı, ilk sezi, ilk yaratıcı güç, ilk akla gelen mi doğrudur? Zira doğru diye bir şey yokken o an yoktan var olur ve bir higs parçacığı edasıyla aniden kaybolmadan önce zihne yansıyan kısmı dilime ya vurur ya da vurmaz. Bir daha hiçbir güçle geri alınamayacak o anda söz; altın değerindedir, sükût ise kara cahillik.


Benden daha sonra var olan bir varlığın doğruya benden daha yakın olması ihtimali beni huzura boğdu ve öldüm. Yaşamak için aklıma gelen her şeyi söylemeliyim diye düşündüm ve kendi üretimim olan veletten edindiğim bu etik ilkeyi cebime koydum. Sonra evrenler çoğaldı, paralelleşti ve güzelleşti. İyi ki sonsuzluk diye bir şey var. İyi ki son diye bir şey de var. İyi ki biz insanoğlu bu ikisinin de ne olduğunu bilmiyoruz ve uydurma kavramlarla kendimize oyunlar üretip eğlenebiliyoruz.


İyi ki oldun oğlum, sayende her şeyi yanlış da anlıyorum!



33 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör