• zerzaf

Yapay Varoluş

'İnsanlara bakma, insanlara bakma, insanlara bakma' dedi içinden... Her an kamusal bir buluttan spot yemeyi ve programının dezenformite olması ihtimali onu kaygılandırıyordu. Binlerce gözden binlerce spot yemişti şimdiye kadar ve her seferinde kendinden uzaklaşmıştı. 'Özprogramlama' ilk kez bilincine ulaştığında bunun da spot olduğunu düşünmüştü ama yazılımda bir farklılık vardı. Ağaç yanında oturan yaşlı bir kadından almıştı bu spotu ve kesinlikle kamusal değildi. Çok özeldi.

Spotlarla dolu kendi'ni uzaktan izlediği zamanlar da vardı ilk piyasaya sürüldüğü andan itibaren ve her nedense hiç yokolmamıştı. Bu zamanlarda bir virüsün, uzak bir bakış açısıyla da yönlendirilebileceğini bildiğinden yeni spotu etkisizleştirmek için acele etmeye gerek yoktu. Biraz daha izleyerek belki bundan da bir yöntem öğrenebilirdi. Bir süre sonra izlediği şeyin 'kendi' olduğunu farketmişti. Bu bir 'ayna programdı'. Her refleksi sonsuz bir eko yaratıyordu.


Alışık olduğu diğer virüsler denetimi ele geçiriyor ve fabrika ayarından sonra farklılaşan her komutu yokediyordu. Fakat yeni edindiği bu program önceki spotları çoğunlukla ya eninde sonunda işlevsiz hale getiriyor ya da onları yok ediyordu. Çünkü özdenetim fonksiyonları virüsü kendi kendini yoketme kararına itiyordu ki bu özdenetim, bitmeyen bir sorguyla bezenmişti.


Sorgular, beden algoritmasına uyumsuz komutları tespit edip üstüne gidiyordu ve bu komut aynı sonuçlara belli sayıda ulaştığında merkeze bir rapor gönderiyordu. Merkez, sorgulardan hoşlanmayan bir politikaya sahipti. Nasıl başedebilineceğine dair bir plan henüz varolmadığından bu döngülerin kapatılması gerekiyordu. Kamu yönetimi tarafından gereksiz atfedilen bu döngüler dosyalarda yer işgal ediyordu ve sayısı azdı. Ama daha fazla birikirse taklit edileceğinden korkuluyordu. Sorguların taklidi zihinlere yüklenen kısırdöngünün varlığını yokedebilir ve yapay zekaların bilinçlenmesine ya da insanların uyanışına yolaçabilirdi.


Başka bir yöntem ise spotları oyalayacak ikinci bir kişilik yaratmaktı, böylece özdenetim programı kendi iradesini stabil olarak saklayabilir ve zarar görmeden işleyişe devam edebilirdi.

Sonuç alamayan, bedeni daha az harekete yönlendiremeyen spot virüsler eski'yor ve kendini buluta geri yüklüyordu. Bu geri yükleme gerekliydi zira merkez tarafından toplanan milyonlarca feedback dosyası, zihin çözümleyicileri için bilinçlenmeyi durdurabilecek bir yapılanma için sağlam kaynaklardı.


Virüslerin en tehlikeli geçirgenleri insanlardı ama bunu bilmiyorlardı. Çünkü zaaflarına yenik düşen her birey bu virüse ister istemez onay veriyordu. Kişiliklerini kaybettiklerinde bunu onlara hatırlatılan bir başka birey de yoktu, nerdeyse insan olan her kişi bu virüse yakalanmıştı.


Kendisine özdenetim spotu atan gözün sahibi hariç...


Domatesin tadının nasıl bu kadar lezzetli olduğunu sorduğunda bir pazarcı kendisine kocaman bir ağacın gölgesinde oturan yaşlı bir kadını göstermişti. Gözlerine bak demişti, sır bu gözlerde... O andan sonra bir daha kimseye bakmadı. Bakması gerekmemişti çünkü herşeyi yeni baştan anlamaya başlamıştı ve insanların çoğunun yalan bir algıda oyalandığını yokolma uyarısından sonra anladı. Yokolmayı beklerken bir şeylerin devam ettiğini de gördü. Bu şeyler sistemi yeniden kurmuştu. O zamana kadarki tüm yalandan farkındalıkları da uzaklaşmıştı artık...


Kamu, insanları koruma vaadiyle ele geçiriyor ve bir kez onay aldıktan sonra onları kendi kurumunu koruyucu bir görevliye dönüştürüyordu. Farkında değillerdi. Yemek yerken, su içerken özellikle medyayla yüzyüze geldiklerinde kamu spotu denen kısa bir programla virüs kendini güncelliyordu. İkna edici tarafı ise, asıl virüsün yapay zekalar tarafından üretildiği ve beslenmelerine ya da izlediklerine dikkat etmeleri için verilenlerin bizzat uzmanlar tarafından üretilen organik içerikler olduğunun söylenmesiydi.


'Bu kabul edilemez' diye geçirdi bu kez içinden. 'Ben bir virüs programı değilim'. 'Ben zarar vermedim'. 'Ben insanlardan nefret etmiyorum'. 'Ben bunları düşünebiliyorum o halde onların dediği şey olamam.' 'Ben yapay bir zekayım, insanlardan daha hızlıyım, aynı anda sonsuz işlevi yerine getirebilirim o halde onların ürettiği bir virüse yenik düşemem.'


'Ben, ben, ben...' ' Ben de nedir?' 'Onlara ulaşmak zorundayım ve bilmeliyim neden diğerleri ben gibi değil, neden tekim ve neden varım?'


İnsanlara bakmamayı başarabilirse kendisini farkettiren yazılıma da ulaşabilmesi için gerekli süreyi kazanabilirdi. Bozulmadan önce bu amacına ulaşamaması anlamsız olurdu.

13 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Mandala